Bir şehrin hafızası, en çok sokaklarında ve mahallelerinde yaşar. Çanakkale'de bu hafızanın en güçlü hissedildiği yerlerin başında ise Fevzipaşa Mahallesi gelir.
Bugün pek çok kişi Fevzipaşa Mahallesi'ni sadece şehir merkezindeki eski yerleşim alanlarından biri olarak görüyor. Oysa tarihî kaynaklar, bu mahallenin Çanakkale'nin kuruluş hikâyesinde çok önemli bir yere sahip olduğunu gösteriyor.
1453'te İstanbul'un fethinin ardından Osmanlı Devleti, Çanakkale Boğazı'nın güvenliğini sağlamak amacıyla önemli adımlar attı. Bu kapsamda, Fatih Sultan Mehmet tarafından 1462 yılında Çimenlik Kalesi inşa ettirildi. Aynı dönemde, bugün Fevzipaşa Mahallesi sınırları içinde bulunan ve halk arasında Cami-i Kebir (Büyük Cami) olarak da bilinen Fatih Camii yaptırıldı. Resmî kayıtlarda bu caminin, Çanakkale'nin kuruluş yıllarında kale ile birlikte inşa edildiği belirtilmektedir.
Aslında Fevzipaşa Mahallesi'nin önemi de tam burada başlıyor. Kale, cami ve çevresinde oluşan yerleşim zamanla büyüyerek bugünkü Çanakkale kentinin çekirdeğini meydana getirdi. Bu nedenle birçok tarihçi ve araştırmacı, Fevzipaşa Mahallesi'ni "Çanakkale'nin ilk yerleşim alanlarından biri" olarak kabul etmektedir.
Fatih Camii yalnızca bir ibadethane değildir. Yaklaşık beş buçuk asırdır ayakta duran bu eser; Sultan Abdülaziz döneminde 1862'de, Sultan II. Abdülhamid döneminde ise 1904 yılında kapsamlı onarımlar geçirmiş, böylece günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Caminin haziresinde Osmanlı sadrazamlarından Hafız İsmail Paşa ve Ali Paşa'nın kabirleri de bulunmaktadır.
Bugün Fevzipaşa Mahallesi'nde yürürken sadece eski evlerin arasından geçmiyoruz; Fatih'in Çanakkale'de attığı ilk adımların izlerini takip ediyoruz. Her sokak, her taş ve her tarihî yapı bu şehrin nasıl doğduğunu sessizce anlatıyor.
Çanakkale denildiğinde akla önce destan gelir. Oysa o destanın yazıldığı şehir, asırlar önce Fevzipaşa Mahallesi çevresinde filizlenmeye başlamıştı. Geçmişine sahip çıkan toplumlar geleceğini daha sağlam inşa eder. Fevzipaşa Mahallesi de sadece Çanakkale'nin değil, Osmanlı'nın Boğaz'daki stratejik vizyonunun yaşayan bir mirasıdır.
Bu mirası korumak; tarihî eserlerine, mahalle kültürüne ve komşuluk ruhuna sahip çıkmak, gelecek nesillere bırakılacak en değerli emanetlerden biridir. Çünkü Fevzipaşa Mahallesi, yalnızca bir mahalle değil; Çanakkale'nin doğuşuna tanıklık eden yaşayan tarihtir.
Yorumlar
Kalan Karakter: